Divad Eiwob’s Registered & Protected Web Page
http://solelim.blogspot.com/-
All Rights Reserved
-
Fri Nov 06 19:53:27 UTC 2009
-
Suya Bandım, Bandım Doydum.
-
My Registered & Protected Copyright: http://solelim.blogspot.com/
-
skip to main | skip to sidebar Suya Bandım, Bandım Doydum. This blog is best viewed with the heart. Cuma, Kasım 06, 2009 Ne Güzel YaÄŸmur Ne güzel yaÄŸmur yağıyordu da insanlar düzgün giyiniyordu. Hava açılır açılmaz hemen gene iÄŸrenç taytlarıyla dışarı çıkmaya baÅŸladılar. Daha önceden söylediÄŸim bir ÅŸeyi tekrar ediyorum: Bir daha bunları görürsem ben de dışarı Belçika yapımı yaÄŸmur pantolonuyla çıkacağım. Ona göre. Bu ne ya? Gönderen divadeiwob Zaman: 18:32 1 Yorum Biraz önce seneler Biraz önce seneler önce okuduÄŸum bir deney geldi aklıma. Philippa Foot isimli İngiliz bir felsefeciye ait. Etik alanında çalışmış daha çok. Felsefeci olmadığım için çok ayrıntılı bilmiyorum ne yaptığını - tabi çok da merak etmemem de etkili bunda. Enteresan diyebileceÄŸim bir ÅŸekilde çok benzer durumlarda nasıl farklı ahlaki kararlar verebileceÄŸimizi ufak bir "düşünce deneyi" ile göstermiÅŸ. Hatta burada da deneyebiliriz, kendiniz cevaplayın aÅŸağıdaki iki soruyu.1.Kontrolden çıkmış bir tramvay ( Taksim - Tünel hattındakini düşünün) hattın üstüne baÄŸlanmış 5 kiÅŸiyi ezmek üzere. Makası kullanarak tramvayın yolunu deÄŸiÅŸtirebilirsiniz. Ancak diÄŸer hatta da bir kiÅŸi var. 5 kiÅŸiyi kurtarmak için tramvayın yolunu deÄŸiÅŸtirip diÄŸer garibim adamı öldürür müsünüz?2. Kontrolden çıkmış bir tramvay hattın üstüne baÄŸlanmış 5 kiÅŸiyi ezmek üzere. Ölmelerini engellemenin tek yolu büyük bir ağırlığı tramvayın önüne atmak. Ne ÅŸanslısınız ki yanınızda oldukça kilolu bi garibim adam var. 5 kiÅŸiyi kurtarmak için bu garibim diÄŸer adamı hattın önüne atar mısınız? (sizin kendi ağırlığınız yetmeyecek bu iÅŸ için)Çok büyük ihtimalle ilkine evet ikincisine hayır dediniz. Bunun altında yatan sebepler için biraz gugıllamak yeterli olacaktır.Bugün Philippa'nın doÄŸum günü olmadığına göre niye bahsediyorum bundan? Benzer bir ÅŸekilde (pek aynı olmasa da) kendimde gördüğüm bir davranış ÅŸeklinin ahlaki bir ikilem sebebiyle içime iÅŸlemiÅŸ olduÄŸunu düşünüyorum. İnsanları üzmekten çok nefret ediyorum. Ancak hayat öyle bir ÅŸey ki ister istemez herkes üzülüyor, herkesi birileri üzüyor. Ben de üzülüyorum, beni de birileri üzüyor illa. ÜzüleceÄŸimizin garanti olduÄŸu bir dünyada 5 kiÅŸilik bir üzüntü yaÅŸanmaması için 1 kiÅŸilik üzüntü yaratacağıma, 1 kiÅŸilik üzüntü yaratan kiÅŸi olmamak adına 5 kiÅŸilik üzüntü yaÅŸanmasını tercih edebilmem çok da insanlıktan uzak bir davranış deÄŸildir belki. Belkilere sığınmayı sevmem ama kesin bir ÅŸekilde bu böyle deyip bu yükü sırtımdan atmayı istemiyorum. Daha durayım, daha yeni (40 dakikadır) yüzleÅŸiyorum. Listemde ikinci sırada bu var. İlkini de yazmıştım ama söylememiÅŸtim. Earl'ün listesi gibi komik olmasa da kendi listemi yapıyorum kendimle en çok konuÅŸtuÄŸum bu zamanlarda. Gönderen divadeiwob Zaman: 01:40 0 Yorum PerÅŸembe, Kasım 05, 2009 Barnum's Home II Daha önce kadınlar için yazdığım yazının (Barnum's Home) erkek versiyonunu yazayım da durumu dengeleyeyim.Zaman artık çok daha hızlı akmaya baÅŸladı sizin için yaÅŸlandıkça. Siz diÄŸer erkeklerden farklı olarak kadınlar tarafında kolayca etkilenemeyecek birisiniz. Genç kızlar sizi oldukça çekici de buluyorlar. Bazı zamanlar istediÄŸinizi elde etmek için oldukça inatçı olabiliyorsunuz. ArkadaÅŸlarınızla oyun oynamaktan veya maç izlemekten çok zevk alıyorsunuz. Çok ileriye dönük kararlar vermekten hoÅŸlanmıyorsunuz. Önceden belirlenmiÅŸ yollara girmekten korkuyorsunuz - mesela babanız gibi erkenden aileye karışmak kaçındığınız bir ÅŸey. Kadınlara bakmaktan ve güzelliÄŸi takdir etmekten de hoÅŸlanıyorsunuz. Kadınların hayatı çok karmaşık hale getirmesinden usanmış durumdasınız ve bunun sebepleri konusunda en ufak bir fikriniz yok.EÄŸer bu dediklerim size doÄŸru geliyorsa lütfen benim gibi "hepimiz aynı bokun soyuyuz" gibi düşünmeyin. Tabi bunun yanında "hepimiz bir kar tanesi kadar özel ve güzeliz" diye de düşünmezseniz sevinirim. Gönderen divadeiwob Zaman: 23:14 0 Yorum Whatever Works Mr. Larry David'i ben Emin'den duymuÅŸtum. Sein und Feld'in diÄŸer yarısını o oluÅŸturuyormuÅŸ. Curb Your Enthusiasm diye de bir dizi çekiyormuÅŸ Seinfeld'i bitirdikten sonra. Kendisini oynuyormuÅŸ. Geçen ilkbahar deli gibi Curb'ü izlemiÅŸtim. Son sezonu çok ağır gelmiÅŸti. Zira dizide kahramanımız Larry David (kendisini oynuyor) gerçekten içinden çıkılması zor durumlara düşüyor. Ekran karşısında ben yerin dibine geçiyorum.Neyse efenim, Woody Allen'in son filmi Whatever Works gösterime girdi aylar öncesinde. Türkiye'ye ne zaman gelir, gelir mi bilinmez. Yalnız internete düşmüş film. Benden söylemesi. En iyisi bi ÅŸekilde izleyin, sinemaya gelince de gidersiniz artık eÅŸÅŸek deÄŸilsiniz ya. Gönderen divadeiwob Zaman: 12:05 2 Yorum Pazar, Kasım 01, 2009 There is no There is no means of testing which decision is better, because there is no basis for comparison. We live everything as it comes, without warning, like an actor going on cold. And what can life be worth if the first rehearsal for life is life itself?That is why life is always like a sketch. No, sketch is not quite the word, because a sketch is an outline of something, the groundwork for a picture, whereas the sketch that is our life is a sketch for nothing, an outline with no picture.Einmal ist keinmal, says Tomas to himself. What happens but once, says the German adage, might as well not have happened at all. If we have only one life to live,we might as well not have lived at all.Milan Kundera - Unbearable Lightness of Being ( and Time) Gönderen divadeiwob Zaman: 22:56 0 Yorum Etiketler: Alıntı Bütün Sene Boyunca Bütün sene boyunca "Olursa ekime kadar olmazsa skime kadar" diye artiz artiz konuÅŸanlarınıza sesleniyorum: "Süreniz doldu." Gönderen divadeiwob Zaman: 19:41 0 Yorum Tek Heceli Kelimelerde Tek heceli kelimelerde sert ünsüzlerin yumuÅŸaması gerçekleÅŸmez. Mesela "kartı" dersiniz ya da "saçı", "topa", "tiki" dediÄŸiniz ve yazdığınız gibi. Gerçi bu kesin bir kural deÄŸil. Bazı yumuÅŸayan sözcükler de var "kap" gibi. Rüyamda görmedim bunu elbette. Dün Burak ve Bediz'e gittim. Zihnimi dizilerle ve Civilization'da Deity zorluk seviyesinde Elizabeth'le "Cultural Victory" kazanmakla meÅŸgul ediyordum uzun zamandır. Onların yanında Ravel dinleyip, filtre kahvemizi içerken matematikten, edebiyattan, eÄŸitimden, filmlerden konuÅŸurken aynı zamanda saçma sapan ÅŸeylerden konuÅŸarak gülebildiÄŸimiz için bir kaç saatliÄŸine olsa da eski halime dönmemin verdiÄŸi sevinci yaÅŸadım. Bunu "ay ben çok entelim" manasında söylemiyorum, sadece gündelik hayatımın 0 (sıfır) olması sebebiyle tutunacak ÅŸeyler varmış aslında diye söylüyorum. Sert ünsüzlere geri dönersek tek heceli kelimeleri yumuÅŸatınca gayet komik ÅŸeyler oluyor. Mesela "pantolonu gösteren üdüdür, kadını gösteren gödüdür" bence çok komik. Ben böyle ÅŸeylere gülen birisiyim. BaÅŸka bir örnek ise "oo, siÄŸe bak". Bu da komik. Ben güldüm dün öğlen. Aslında kafam konuÅŸtuÄŸumuz diÄŸer ÅŸeylerden ötürü çok büyük bir yazma isteÄŸiyle dolu, sayfalarca yazabilirim. Ancak her ÅŸey yavaÅŸ yavaÅŸ. Mesela ÅŸimdi Metehan'dan aldığım "Big Bang - The Origin of Universe" isimli Simon Singh'in kitabını okuyorum. Herhalde bi 40-50 tane popüler bilim kitabı okumuÅŸumdur ÅŸimdiye kadar ancak sanırım bu ÅŸimdiye kadar okuduklarım arasında (henüz 60. sayfada gerçi) bir numara olacak galiba.Bundan sonra daha sık görüşme dileÄŸiyle, ben, David Bowie'nin contraversial hâli gözlerinizden öpüyorum. Gönderen divadeiwob Zaman: 12:29 1 Yorum ÇarÅŸamba, Ekim 28, 2009 Yaklaşık Yaklaşık 10 aydır uyku sorunlarım var. Daha doÄŸrusu uykum gelmiyor. Uykumun olmamasına raÄŸmen zayıf bedenim uykusuzluÄŸa dayanamıyor ve sabaha karşı bayılıyorum. Böyle söyleyince çok dramatik bir ÅŸeymiÅŸ gibi gelebilir ama yanılmayın, bence çok normal bir ÅŸey.Bugün ilk sayfasına bir iksoiks (siz belki onu tic-tac-toe diye biliyorsunuzdur) oynanmış -ama bitmemiÅŸ, bir defter buldum. Kahverengi kaplı, üzerine yazı yazması hoÅŸ olan bir moleskine. İçine hiçbir ÅŸey yazılmamış. Geçen hafta bir ÅŸeyi fark ettim. Beni zalim bir insanmışım gibi görmelerine yol açan ÅŸeyi.Bir haftadır çıkmıyorum dışarıya. Nezle ya da grip oldum sanırım. Belki domuz gribidir. Hep unutuyorum, domuz gribinin belirtileri nedir diye. Ama çoktan ölmüştüm sanırım hastaneye gitmediÄŸim için zaten....yüksek ateÅŸ ve halsizlik ile baÅŸlıyor. Daha sonra ÅŸiddetli öksürük, eklem aÄŸrıları, boÄŸaz aÄŸrıları, iÅŸtahsızlık, üşüme gibi belirtiler görülüyor bunların dışında kusmaya ve ishale neden olabiliyor.........mış belirtiler. Neyse benimki normal bi ÅŸey sanırım. Bir kaç ÅŸey daha yazacaktım ama unuttum. Hatırlarsam eklerim.Hah, hatırladım. Saint Private'ın Riviera albümünü dinliyorum günlerdir. Hatta sadece onu dinliyorum bile diyebilirim. Eskiden de severdim o albümü ama ÅŸimdi daha bir baÅŸka geliyor. Gönderen divadeiwob Zaman: 19:42 1 Yorum Cuma, Ekim 23, 2009 FLW “You have given me the consolation of believing that in another world, another age, another life, I might have been your wife. You have given me the strength to go on living... in the here and now.” Less than ten feet lay between them; and yet it seemed like ten miles. “There is one thing in which I have not deceived you. I loved you... I think from the moment I saw you. In that, you were neverdeceived. What duped you was my loneliness. A resentment, an envy, I don’t know. I don’t know.” She turned again to the window and the rain. “Do not ask me to explain what I have done. I cannot explain it. It is not to be explained.JF Gönderen divadeiwob Zaman: 02:25 3 Yorum PerÅŸembe, Ekim 22, 2009 Ce e Honolulululuk Hollanda'da da olmaz çünkü saÄŸa dönerken yayaya ÅŸa ÅŸa ÅŸa. Gönderen divadeiwob Zaman: 19:11 0 Yorum Pazartesi, Ekim 12, 2009 Bilin Bakalım Bu Hangi Blog Aklıma bugün bu geldi ama baÅŸka bir blogu sadece iyi taraflarıyla yazmak olmaz - kötü kısımlardan da bahsetmek gerekir. Ancak böyle yaparsam da gereksiz patırtı çıkma ihtimali var. O yüzden şöyle bir ÅŸey yapabilirim ( pek istekli bulabileceÄŸimi sanmıyorum gerçi ) blogunuzla ilgili bir yazı yazmamı istiyorsanız bana izin verin ama sonrasında da 'ya orada ne demiÅŸsin bana' demek yok. Bakalım kimler isteyecek, kimse istemezse de ben yazarım ne de olsa inkâr mekanizması son kullanma tarihi olmayan bir ÅŸey.izin vermek için lütfen mailto:divadeiwob@gmail.com Gönderen divadeiwob Zaman: 01:37 2 Yorum Pazar, Ekim 11, 2009 Innocents Civilian Bu ÅŸarkı yaklaşık onbin senedir bilgisayarımda olduÄŸu halde hiç dinlememiÅŸim. Fethiye'ye giderken kırieytiv zen'imin içine dial-up zamanından indirilmiÅŸ ve hiçbir bütünlüğü olmadığı için hepsi Zzzzz isimli klasöre atılmış ÅŸarkıları yüklemiÅŸtim. Bu klasörün içinde neler yok ki; 4 Non Blondes, Alanis Morissette, Babyface, Blur, Chuck Berry, Clash, Coolio, Dean Martin, Depeche Mode, Deep Purple... Neyse liste uzun olacak gibi, konuya geri döneyim. Faralya'dan dönerken o kadar mutsuzdum ki önceden dinlemediÄŸim veya sevmediÄŸim ÅŸarkılar çıktığında bile ileri almaya üşeniyordum. İşte o gün Thom Yorke'un söylediÄŸine inanamadığım bu ÅŸarkıya denk geldim. Hiçbir zaman Radiohead fanı olmadım, elbette OK Computer gibi çok iyi bir albüm yaptıklarını göz ardı edemem ama ben The Bends'i daha iyi bulduÄŸum için Radioheadseverlerle de anlaÅŸamadım. Her neyse, demin internette (yani ÅŸu an olduÄŸunuz yerde) ÅŸarkıyla ilgili bi ÅŸeyler bakayım dedim, hiçbir ÅŸey yazmıyor neredeyse. Bilgisi olan varsa ve buraya yorum olarak bildirirse süper mükemmel olur. (Aslında mükemmel filan olmaz ama Pinker Amca'm "indirect speech"in kiÅŸiler arası mevcut iliÅŸkiyi sürdürmek konusunda muazzam bir araç olduÄŸunu söylüyor.)Yazının sonuna kadar gelebilenlerin hepsine Murat Boz'dan "Giderim Buralardan" isimli ÅŸarkıyı hediye ediyorum.So long. Gönderen divadeiwob Zaman: 01:16 6 Yorum Cuma, Ekim 09, 2009 Kaptan Körk, Mistır Sıpak ve Wilt Chamberlain Bütün gün aÅŸağıdaki iki videoyu izledim. İzlemek için bir çok sebep sayabilirim. Mesela Uzay Yolu, Kaptan Körk, Mistır Spak ve müziklerde Biritney ve CastinBritney'nin Womanizer ÅŸarkısı eÅŸliÄŸinde Mr. Spock'ın özel hayatından kesitler var aÅŸağıda. Ulan zaten bende ÅŸans olsaydı anam beni vulkanlı doÄŸururdu deyip bebeklik kahramanım Mr. Spock'a saygılarımı sunuyorum. Bu arada bilmeyenleriniz için söylüyorum Leonard Nimoy normalde çok çirkin biri. Yani Mr. Spock düzgün hali onun, gerisini siz düşünün.İkinci klip de ilki gibi ama bu sefer kadınlar konusunda Wilt Chamberlain (adını doÄŸru yazdım umarım, kontrol etmeye üşeniyorum) ile kapışabilecek tek kiÅŸi Captain Kirk'ü daha çok görebiliyoruz ve Mr. Spock'la beraber they're bringing sexy back.Gene bilmeyenleriniz için iki ufak bilgi vereyim William Shedner (isimden gene emin deÄŸilim) eskiden 911 gibi bir program sunuyordu. Pazar günleri ailece izleyip kafayı yiyorduk (ki bunu niye bilesiniz o da baÅŸka bir ÅŸey) İkinci ve daha enteresan bilgi ise NBA'in ünlü pivotlarından Wilt Chamberlain toplamda 30.000 sayı atmış. Hiç üçlük atmadığını ve attığı ikilik ÅŸut kadar serbest atış kullandığını varsayarsak 20.000 basket yapıyor en iyi ihtimalle. İşin enteresan tarafı Mr. Wilt'in 20.000'den fazla kadınla yattığı kayıtlara geçmiÅŸ. It is really amazing. Åžunu merak etmeden duramıyorum ama mesela bi hafta 20 sayı attı amaan neyse ÅŸimdi düşündüklerimi yazarsam benim ne kadar zavallı biri olduÄŸumu anlarsınız, illüzyonu bozmayayım Kaptan Körk elbette intergalaktik takıldığı için tam olarak bilemiyoruz ne olup bittiÄŸini. Ancak videodan gördüğümüz kadarıyla Jerry Seinfeld'i açık ara geçmiÅŸ olmalı performans konusunda.Ve son olarak sizi Wilt'inbir fotosuyla baÅŸbaÅŸa bırakayım. Gönderen divadeiwob Zaman: 01:23 0 Yorum PerÅŸembe, Ekim 08, 2009 The Lost Symbol The Lost Symbol'ı bir kaç günde okudum bitirdim. Kitapla ilgili tek bir sorunum var o da noetic science'la ilgili ( ki öyle bir ÅŸey yok malesef, en fazla felsefesi olur onun) okuyucuların yanlış düşüncelere kapılabilme ihtimali. Sonra düşündüm bana ne a.q. kim neye inanıyorsa inansın, ben mi uÄŸraşıcam dedim. Bir tek Metehan'la konuÅŸurken "antik metinlerde ÅŸimdinin bilimi yatıyor" saçmalığıyla ilgili düşüncelerimi söyledim ve hemen arkasında Mustafa Sandal'ın "yıkılır, fark atar, alooo, senden öncekiler demo" "yazılır, sana bu kalp, aloo, senden öncekiler demo"nakaratlı ultra gerizekalı ÅŸarkısını söyleyip dans etmeye baÅŸladım. Kitabı alıp okursanız piÅŸman olmazsınız, almayıp okumazsanız da hiçbir ÅŸey kaybetmezsiniz.Not: Bu sayfayı okuyanlar arasında bu ÅŸarkıyı beÄŸenen birileri varsa gerçekten tanışmak isterim. Samimi söylüyorum, çok merak ediyorum. Gönderen divadeiwob Zaman: 18:31 0 Yorum Salı, Ekim 06, 2009 House S06E03 & Ramachandran Senelerdir House M.D izlerim ilk defa bildiÄŸim bir rahatsızlığın ve tedavisinin çıkmasının sevincini yeni yaşıyorum. İkinci bölümdeki "hayalet el"le ilgili detaylı bilgiye Vilayanur Ramachandran'ın Ted.com'da 2007 yılında yaptığı süper mükemmel konuÅŸmayla ulaÅŸabilirsiniz.RamaÅŸandran (ailemizin nörobilimcisi) üç tane enteresan hikaye anlatıyor. İkincisi House'ta geçen "hayalet el". İlk hikaye annesine " sen anneme çok çok benziyorsun ama o deÄŸilsin, sahtekar birisin" diyen adamın hikayesi. Üçüncü ve son hikaye ise her bir sayıyı kendine has rengiyle (!) gören kiÅŸiler hakkında. Siz bakmayın böyle sikko anlattığıma, çok güzel bir konuÅŸma.H. & K. Gönderen divadeiwob Zaman: 14:45 2 Yorum Önceki Kayıtlar Kaydol: Kayıtlar (Atom) About Me divadeiwob İstanbul, Turkey I do not know. This blog I am publishing is all imagination. These memories I write never existed outside my own mind. If I have pretended until now to know my mind and innermost thoughts, it is because I am writing in (just as I have assumed some of the vocabulary and 'voice' of) a convention universally accepted: that the blogger stands next to TV. He may not show all, yet he tries to pretend that he does. But I live in the age of Deryik and Åžarapçı; if this is a blog, it cannot be a blog in the modern sense of the word. So if you think all this unlucky ( but it is About Me) digression has nothing to do with your Time, Progress, Society, Evolution and all those other capitalized ghosts in the night that are rattling their chains behind the scenes of this blog... I will not argue. But I shall suspect you. Whatever, My name is Divad. I'm unemployed and I'm living with my parents. Profilimin tamamını görüntüle Etiketler İçe Bakış Dışa Taşış (141) Müzik (68) Alıntı (46) Güldüm (33) Foto (29) Seçmece Yazılar (26) Notlar (22) Edebiyat (19) Bilim (16) Gezi (16) Saçma (16) Blog (12) İsmet ve Sabrina (12) Sinema (11) Bölük Pörçük Yazılar (10) Everything You Always Want To Know About Ourselves *But Were Afraid To Admit (10) ...seriously harms you and around you" (9) Tavsiye (6) Oral (5) Bu yazı kendini 5 ay içinde yok edecektir. (4) Sinir Oldum (4) So long (4) Working Group (3) 1280*800 (2) Bu Sefer Evren Soruyor (2) Kucukken (2) Resim (2) Simya (2) Finale: Allegro Vivace (1) Hayat (1) Hikayecik (1) Matematik (1) Rijkaard (1) Satranç (1) Blog Archive ▼ 2009 (172) ▼ Kasım (7) Ne Güzel YaÄŸmur Biraz önce seneler Barnum's Home II Whatever Works There is no Bütün Sene Boyunca Tek Heceli Kelimelerde ► Ekim (9) Yaklaşık FLW Ce e Bilin Bakalım Bu Hangi Blog Innocents Civilian Kaptan Körk, Mistır Sıpak ve Wilt Chamberlain The Lost Symbol House S06E03 & Ramachandran Gandi ► Eylül (3) Barnum's Home Meraklısına Not Brendel İstanbul'da ► AÄŸustos (9) Did You Sleep Well? Las Grandes Tetas De Las Mujeres You're Tender And You're Tired Adios Penis Büyütme Askerlik, Precambrien Chemistry ve Adrian Monk evrenesorun Blue Smoke ► Temmuz (16) Beauty Küçükken Çocuk Politikacılar Kuhhandel Sigara Yasağı Ulusalcı Monte Kristo Comte'u Artizim Artizsin Artiz II Artizim Artizsin Artiz Saalak Evreen, Saalak Evreen Hastasıyım Ton Balığı Rege BaÅŸka Bir Bilmece Der fliegende Holländer I Hate It ► Haziran (34) Yeni Tema Jimmy Won't You Please Come Home Perfect Day Love is... John Locke ve Ben He's Dead ► Mayıs (20) ► Nisan (17) ► Mart (18) ► Åžubat (12) ► Ocak (27) ► 2008 (120) ► Aralık (9) ► Kasım (16) ► Ekim (8) ► Eylül (6) ► Temmuz (1) ► Haziran (11) ► Mayıs (22) ► Nisan (12) ► Mart (11) ► Åžubat (10) ► Ocak (14) ► 2007 (274) ► Aralık (13) ► Kasım (15) ► Ekim (27) ► Eylül (15) ► AÄŸustos (20) ► Temmuz (26) ► Haziran (28) ► Mayıs (32) ► Nisan (39) ► Mart (29) ► Åžubat (9) ► Ocak (21) ► 2006 (230) ► Aralık (23) ► Kasım (12) ► Ekim (23) ► Eylül (27) ► AÄŸustos (30) ► Temmuz (33) ► Haziran (27) ► Mayıs (18) ► Nisan (5) ► Mart (10) ► Åžubat (6) ► Ocak (16) ► 2005 (76) ► Aralık (19) ► Kasım (25) ► Ekim (25) ► Eylül (7) Abone Ol: Kayıtlar Atom Kayıtlar Tüm Yorumlar Atom Tüm Yorumlar Blog Listem ASLINDA ZOR DEĞİL perÅŸem - iyileÅŸtim ben, turp gibiyim. kulağım açık, boÄŸazım iyi. yine de cep telefonunda uzun süre konuÅŸunca kulağım tıkanır gibi oluyo. öyle bi tiksinti halindeyim... 5 saat önce Venus in-situ Explorer The Sims Horror Movie (!) - http://www.collegehumor.com/video:1922223 6 saat önce eindhoven havadisleri buldozer gibi - Gecti gitti bu hafta. Ev aldik diye sevinirken karalar bagladik, o kadar begendigimiz evin, catir catir ettigimiz pazarligin uzerine su icip kontrati iptal e... 10 saat önce aynı suyun altında - Ya ne zaman ÅŸuraya biÅŸi yazmak istesem, öylece bakakalıyorum. Sanki içim boÅŸmuÅŸ gibi. Oldukça sinir bozan biri olduÄŸumun farkındayım, ve doÄŸrusu, bu beni p... 1 gün önce Revolutionary Road... A complete report of the Iranians' demonstrations against the IRI on the Students' Day - Thank you for being with us today, on the 13th of Aban's demonstrations and conflicts in the streets of Iran. If you have any news to be broadcasted, ple... 2 gün önce Imagine Room Thom Yorke - Paperbag Writer (with Flea, Nigel Godrich, Joey Waronker, and Mauro Refosco) - Flea'yla çalışmanın ön koÅŸulu olarak yarı çıplak ÅŸarkı söylemek diye bir ÅŸey olsa gerek. Thanks to Y. 2 gün önce N. Emrah Aydınonat Rögar Kapağı Canavarı! - Radikal’in haberi şöyle: “Bahçelievler’de annesiyle sokakta yürürken, kapağı açık unutulan rögar çukuruna düşerek ölen 5 yaşındaki Dilara Dumrul davasınd... 2 gün önce Serablog momo - Zamanı "iÅŸe yarar bir ÅŸekilde" kullanacağım diye yaÅŸamayı unutan insanların öyküsünü, çocuk kitabı kisvesi altında basbayağı distopya ÅŸeklinde anlatan Mich... 2 gün önce İKİ ARADA Kontrast - Bugün… SoÄŸuk ve esintili bir Pazar sabahı… Sabah dışarı çıktım, yürüyüş yaptım, gördüğüm birÅŸey dikkatimi çekti… HoÅŸuma gitti, fotografını çektim, biraz f... 5 gün önce Gregor Samsa' nın notları KiÅŸisel bir ÅŸey deÄŸil sadece iÅŸ - Bundan bir ay öncesinde bir görüşme baÅŸlamadan evvel toplantı salonunda bulunan dolaplardan birinin yatay yüzeyine üzerindeki tozlarında yardımıyla parmağı... 1 hafta önce Beyond My Control Veolia Environnement VahÅŸi YaÅŸam FotoÄŸrafçıları 2009'dan - Kazanan fotoÄŸraflara bakarken bu fotoÄŸraf çok dikkatimi çekti. Cennetten bir karedir olsa olsa. Robin mi onlar emin deÄŸilim fakat kuÅŸ mavisi en sevdiÄŸim r... 2 hafta önce headcleaner Der Engel Der Geschichte! - Walter Benjamin 1921 yılında satın aldığı Paul Klee'nin Angelus Novus adlı eserinden yola çıkarak bir pasaj yazmış ve bu pasaj Das Passagen-Werk (Pasajlar - ... 2 hafta önce www.sarapci.com Åžikayetperver KoÅŸucu: Bu Kaçıncı Avrasya KoÅŸusu? - KabataÅŸ'ta birden önümüzde bir teyzenin koÅŸmakta olduÄŸunu farkettik. Teyze dediysem basbayağı teyze idi kendisi. Üstünde kahverengi baÅŸortüsü, deri bir ce... 2 hafta önce Scratches Gelin Tanışalım! - Merhabalar, Çeviri almadığım ÅŸu dört ay içinde yazı da yazmadığımı fark ettim. Yaz rehavetinin ve tembelliÄŸin de etkisi var bunda elbette. Bu süre içeri... 4 hafta önce GüneÅŸli aylı blog - *"Sen bir rota çizmiÅŸ olsan da kesinkes, yolun hep bir planı vardır senin hakkında. Yolları yolculuk, yola çıkanı yolcu yapan budur. Aldanmazsan, kapılmaz ... 4 hafta önce AS I LAY DYING So Long - Bir varmış bir yokmuÅŸ, kitap okumayı çok seven bir kız varmış, bir gün bu kız okudukları hakkındaki görüşlerini herkesle paylaÅŸmak istemiÅŸ ve as i lay dyi... 4 hafta önce Hayat Hakkinda Yazmak Icin Once Onu Yasamalisin Home Alone - Evde gecen 5 gunun ardindan abim dayanamayip, "sen artik hep boyle mi takilicaksin? Boyle evde.." sorusunu yapistiriverdi, aisik olmadigi icin beni 2 gun u... 1 ay önce endiÅŸe sıradanlığın keÅŸfi - son üç yılımın buna adandığını söyleyebilirim. gönüllü bir adama deÄŸil bu. ama geriye dönüp baktığımda sanki yaptığım herÅŸey, başıma gelen her ÅŸey bu çok y... 1 ay önce Nedensiz Sonuc Sonucsuz Nedene Benzer - Beyin Beyin dedim de aklima geldi, insanin beyni kendine bu oyunlari oynuyorsa, baskalarinin beyinleri bize ne oyunlar oynar. Asagidaki birinci resimde u... 2 ay önce mep maliyet - 2 ÅŸehir, bakımsızlıktan ölen bir zencefil, maddi hasarlı bir trafik kazası, 9 sokak, 20'den fazla günah, bir ada, bir iyi arkadaÅŸ, altı kadar arkadaşımsı, gü... 4 ay önce Deneme-ç-ler Yaza yaza yaz geldi.. - Yaz gelmiÅŸ, hoÅŸ gelmiÅŸ..Aslında yazın geldiÄŸini anlamak için illaki dışarı çıkmaya da gerek yok.. EÄŸer spor salonlarında kadınların sayısında hızla bir ar... 4 ay önce Suya yazılanlar... Bling Bling - *Su siralar hayatimda paradan daha onemli cok az sey var. Bu sebep ile biraz icime kapanacagim. Gorusmek uzere...* 7 ay önce [turshu] Biri gider, biri gelir.. - Sigarayı bırakıp, gözlüğe baÅŸlamam lazım. Bir dee, içinden kurt çıkar diye kiraz yemeyen biri benim arkadaşım olamaz! 1 yıl önce Design by: FinalSense | Distributed by eBlog Templates - 70a0d776adc5322091a7f57216331a7d4b3a1d09bb9c71125adc56943102e4b9
-
(What's this?)
WJM8Y-QL92Q-MTBHX

